Arşiv

Kategoriler

Ne Dinliyorum...

asdad


Arkadaşlarla hep kendi aramızda konuşuruz “ulen Bursa’lıyız ama teleferik’e kaç kere bindik ki?” şeklinde. Geçenlerde gene konuştuk ve bunun akabinde 4 arkadaş birbirimizi gazlayarak bu harika işkenceyi kendimize çektirmeye karar verdik. Kim bu elemanlar Ahmet (Gazi Elektronik Öğrt.), Burak (Marmara EloHab. Öğrt.), Fatih (Kou Elektronik Öğrt.).

Ne yaptık sabah saat 9′daki teleferik ile Kadıyayla mevkiine ordan başka bir teleferik ile Sarıalan mevkine gittik. Öncelikli düşüncemiz kendimizi yormadan Bursa’yı gören en yüksek tepe olan Çobankaya mevkiindeki Bakacak tepesine çıkmaktı. Olmadı tabi. Sebebiyse geçen sene yaşanan telesiyej kazası. Bu kazadan dolayı telesiyejler 1 seneden beri çalışmıyormuş. Bizde bir hayal kırıklığı oldu tabiki. Sonrasında gene birbirimizi gaza getirerek “hacı buraya kadar geldik madem göller bölgesine çıkalım” akabinde bilgi toplamaya başladık. Vardığımız sonuç gidiş 5 saat dönüş 6 saat. Bizde okadar süre yürüyecek kadar kondisyon olmadığından anında vazgeçtik. Dedik ozaman oteller bölgesine araba ile çıkalım ordan Bakacak’a yürürüz. Sarıalan’da 1saat yürüdükten sonra öyle yaptık. Oteller ile Bakacak arası 6 km falan bu mesafeyi 1saat45dakika civarında yürüyerek bitirdik. Amacımıza ulaştık mutlukduk. Ama sonra oraya gelen amcalar “aşağıda bir dere var çok iyi suyu buz gibi gençsiniz yaparsınız siz gidin bir görün” bizde atladık hemen. Bakacak tepesi civarında 30 dakika falan yürüdükten sonra dere aramaya başladık. Biraz kaybolduk birazda kendimizi kaybettik (yorgunluktan) sonunda bulduk dereyi. Ayaklarımızı buz gibi sularda dinlendirdik, derenin suyundan içtik. O yorgunluğa değdi diyebilirim, gene olsun gene yaparım yani. Tabi dereyi bulmamız bize 1saat30dakikalık bir yürüyüşe patladı. Eğlendik hoş güzel bunun birde geri dönmesi var. Geri dönerken birazdaha fazla kaybolduk. Aslında oralarda kaybolmak pek mümkün değil sorun bizdeydi uygun patika bulamamıştık dik yerlerden tırmanmak zorunda kaldık hep. Sonunda yolu bulduk dönüş bize tam hatırlayamıyorum ama 2saat yada 2saat30dakikalık bir yürüyüşe maloldu. Arada benim pantalon yırtılmış haberim yok geziyorum öyle. Onunda çeresini bulduk belime hırka bağladım belime. :) Sonunda döndük gene bakacak’a, döndük ama nasıl nefes almaya halimiz yoktu. Ordan hemen aradık bizi sarıalan’dan oteller’e taşıyan minibüsçüyü fazla para teklif ettik gelip bizi bakacak’tan aldı. (Normalda bakacak’a araç yoktur.)Allah’tan adam numarasını verdiydi. Yoksa hala orda olabilirdik. :) Sarıalan’a geldikten sonra teleferikle geri döndük. Öldük bittik. Teleferikten indikten sonra yemek yedik. Temiz havadanmıdır nedir hiç acıkmadık yaklaşık 10-11 saat birşey yemeden durduk. Güzel bir macera oldu bizim için. İçinizde maceracı bir kişilik varsa kesinlikle bu tip gezmeceleri tavsiye ederim. Yorgunluk anlamında vücudunuzun sınırlarına ulaşıyosunuz ama tamamiyle değiyor. Bu arada yanıklar içerisindeyim ensem yüzüm kollarım kıpkırmızı oldu. O havada anlamıyorsunuz yandığınızı acısı sonradan çıkıyor :)

GoogleEarth’tan bakarsak güzergah şu şekildeydi;
yol haritası

Günün Seçmece Fotoğrafları…


“Uludağ Gezmecesi” için 0 Yanıt

  1. Daha Hiç Yorum Yazılmamış

Yorum Yaz