Arşiv

Kategoriler

Ne Dinliyorum...

İmge işlemede histogram, bir imgedeki gri tondaki piksel değerlerinin dağılımını veren grafiktir. Şöyle ki renk karşılığı 0 olan kaç tane piksel var 120 olan kaç tane var gibi..

Kaynak Kodlar

Örnek olarak;

Histogram sola yaklaştıkça imge karanlık sağa yaklaştıkça aydınlık olur.  Yukarıdaki resmin histogramındaki gibi dağılım bir bölgede toplanmışsa  imgenin karşıtlığı düşüktür. Histogram dağılımı ortanlıtı bir şekilde dağılmışsa imgenin karşıtlığı yükselir.

Histogram Çıkartma Matlab Kodu;

clc; clear all; close all;
a=imread('a.tif');
[w h]=size(a);
temp= zeros(1,256);
for i=1:w
for j=1:h
temp(a(i,j)+1)=temp(a(i,j)+1)+1;
end
end
figure('Name','Histogram');plot(temp);

Histogram Eşitleme;

Histogram eşitlememizin sebebi imgenin görünürlüğünü arttırmak.  Yukarıda ki imgede olduğu gibi histogram dağılımı tek bir bölgede. Bu yüzden imgenin karşıtlığı düşük dolayısıyla görünürlüğü kötü. Bu görüntüyü daha iyi bir hale getirmek için histogramın dağılımını 0-255 arasında eşit bir hale getirmemiz gerekiyor.

Histogram eşitleme işlemi yaparken izleyeceğimiz yol;

1. Histogramı Çıkartmak

2. Histogramdan Yararlanarak Kümülatif  Histogramı(cdf) çıkartmak. Kümülatif histogram, histogramın her değerinin kendisinden öncekiler ve kendisinin toplamı ile elde edilen değerleri içeren grafiktir.[1]

3.Çıkarttığımız Kümülatif  Histogramı(cdf) normalize ederek yeni piksel değerlerimizi buluyoruz.

4.  Cdf’ye göre yeni piksel değerlerimizi imgeye yerleştiriyoruz.

Formülümüz şu şekilde;

Bu histogram eşitleme işleminden sonra resmimiz ve yeni histogramımız şu şekilde oluyor;

[1] http://www.ekmekvar.com/gis/index.php?topic=5.0

İmge Karıştırma

Amaç, ilk aşamada elimizdeki imgeyi karmaşık hale getirip anlamsız hale getirmek bir nevi şifrelemek. İkinci aşamada imgeyi eski haline getirmek.

Benim uyguladığım mantık, imgeyi önce 10′ar piksellik parçalara ayırıp önce satırları sonra sütunları karıştırmak. İmgeyi okuma işlemlerini atladıktan sonra  kod 4 ana parçadan oluşmakta; satırların karıştırılması, sütunların karıştırılması,  satırların dönüştürülmesi ve sütunların dönüştürülmesi.

Bir döngü içerisinde imgenin piksellerini mod10′a göre parçalıyoruz. mod10=0 ise o satırı veya sütunu 100piksel ötele mod10=1 ise 10 piksel ötele gibi. bu öteleme işlemi sonucunda ötelenen kısım imgemizin dışına çıkıyorsa bunu da “mod” işlemi ile hallediyoruz. öteleme işlemi sunucunu mod(en) yada mod(boy) şeklinde filtrelersek istemediğimiz bir durum ortaya çıkmaz.

Geri dönüştürürken de aynı şekilde işlemleri yapıyoruz.

Kaynak Kodlar

Örnekleri Lena abla ile vermezsek olmaz :)

Orijinal İmge

Karıştılımış İmge

Karıştılımış İmge

Visual Basic ile Renk Geçiş Efekti

VB.Net ve VC# çıktı çıkalı Visual Basic 6.0  eskisi kadar rağbet görmesede programlamaya yeni başlayanlar az da olsa bulaşırlar VB’ye.  Basic tabanlı olduğundan öğrenmesi ve döküman bulması kolaydır.  Düşük özellikli bir PC’de çok rahat visual tabanlı bir yazılım geliştirebilirsiniz.  İleride öğrenilmek istenen dil için çok güzel bir temel oluşturabilir. VB ile programlama mantığını oturtup rahatlıkla herhangi bir programlama dilini kavrayabilirsiniz.   O yüzden VB 6.0 eskisi kadar moda olmasa da bu işe okullu olarak değilde hobi olarak başlayan kişiler için herzaman güzel bir adım olacaktır.

Konuya gelelim, projeyi 2005′in Şubat’ın da yapımışım. Neden yaptım, nerden aklıma geldi bilmiyorum. Programın yaptığı iş, seçtiğiniz 2 yada 3 renk arasında yatay, dikey, çapraz sağ, çapraz sol efektleriyle geçiş yapıyor.  Renkleri scroollbar elemanıyla RGB kod düzeninde seçebiliyorsunuz. Kayıt edebiliyorsunuz….
Devamını Oku… ‘Visual Basic ile Renk Geçiş Efekti’

0-99 İleri/Geri Sayıcı

Mikroişlemciler II dersi ödevi olarak yapmıştım. Devrenin Proteus çizimi ve Assembly kodlarına buradan ulaşabilirsiniz.
Devre butonlara basıldıkça birer sayı artarak yada azalarak sayıyor. Sayı “99″dayken ileri yada “0″ken geri basılırsa sabit kalıyor.
Kodlar 16f628 mikrodenetleyicisine göre ortak anod display için yazılmıştır. Devrenin şeması..

Devamını Oku… ‘0-99 İleri/Geri Sayıcı’

Masaüstü Bilgisayarım

Sınavlar yüzünden bilgisayarı 1 ay kadar açmamıştım. Sınavlar bitti açayım dedim, durum içler acısı. Sabit diskler öldü ölecek hale gelmiş. 120gb olanın S.M.A.R.T. verilerinde “spin up time” hatası görünüyor. bunun anlamı diskin motoru düzgün çalışmıyor demek. Yani şöyle oluyor diskin okuma hızı 50Mb/s yazma hızı 1~2Mb/s. Visual Studio’yu 3 saatte kurdum :) .  320Gb olan diskinde boot bölümünde oluşan bozulmadan dolayı bütün veriler okunamaz hale gelmiş.  Bütün geçmişim o diskte verileri kurtaramazsam geçmişi olmayan adam olucam.

1 aylık aradan sonra çalıştırmaya kalkınca bilgisayar direk açılmadı haliyle. Uğraştırdı durdu. Tabi bu hataların olmasının en büyük sebebi prizde toprak hattının olmaması. Elektronik cihazlar özellikle de bilgisayar için çok önemli toprak hattı. Sadece toprak hattının olması yetmez onunda sağlıklı olması lazım nört-toprak arası gerilimin en fazla 2-3 Volt olması lazım. Ölçülen değer bunun üzerindeyse bilgisayar gene problem yaratabilir. Hataların oluşmasının diğer sebebiyse anakart üzerindeki IDE soketlerinin oradaki 2 kondansatörün , AGP slotunun ve CPU soketinin oradaki 1′er kondansatörün fazlasıyla şişmiş olması. 6-7 aya kadar patlayabilirler :) Onları değiştirmem gerekicek en kısa zamanda. Başka bir problem ise toprak olmamasından dolayı kaynaklanan kasa üzerinde depolanan statik elektrik, bu bilgisayarın kararlı çalışmasını engelleyebilir.

Bende hem temizlik amaçlı hemde parçaların durumunu yakından gözlemlemek için masaüstü bilgisayarımı hakiki masaüstü bilgisayara dönüştürdüm.

Şu hale geldi bilgisayar;

Uygun yerim olsa sürekli bu şekilde kullanırım bilgisayarı ama yer yok işte. Hem ısınma problemi olmaz hem kasadan kaynaklı statik elektrik derdi olmaz.

Sonuç ne oldu; bilgisayarı temizlemiş oldum, kondansatörlerin şiştiğini gördüm.. Acil tarafından toprak hattı olan bir prize geçmem  gerekicek ama buda mümkün değil. Artık gittiği yere kadar böyle gidicem..

Bir İntibak Hikayesi

Sonunda bitti intibak hikayesi. Mutlu son. İlk 2 dönem 18 dersten sadece 5 tanesini verebilmiştim. Bu dönem kalan 13 dersten en az 11 tanesini vermem gerekiyordu okuldan atılmamak için. Ben de ne yaptım tam 11 tanesini geçtim ve atılmadım. Sıkıcı, stresli, ömürlerden ömür yiyen bu dönemi kazasız belasız atlattım.  Artık bende normal öğrenciyim istediğim gibi davranabilirim :) . Bundan sonraki dönemler daha da yoğun geçecek ama atılma riski olmadığından stres ve sıkıntısı olmayacak. 1.5 aydır zomrenci olarak geziyordum [Zombi öğrenci (iğrenç oldu ama idare edin artık)] ne zaman normale dönerim bilmem.

Öğrencilik hayatımın en önemli dönemeçlerinden biri geride kalmışken, okuduğum yerleri yazayım madem;

Liseyi “Ali Osman Sönmez A.T.L Elektronik,  1999-2003″ de okuyup 2. kez girdiğim ÖSS’de yanlış tercih yaparak elektronik yerine otomasyon bölümüne yazılmak zorunda kaldım ki bu hayatım boyunca yaptığım en güzel hataydı ardından (“Uludağ Üniversitesi T.B.M.Y.O. Endüstriyel Otomasyon, 2004-2006 (1.)”) yüksek okulu bitirdikten sonra DGS ye girip 1. tercih olarak yazdığım “Kocaeli Üniversitesi  Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği”ne yerleştim.  Bundan sonrası ne olur kim bilir. Belki birde yatay yaparım.. :)

Günlüğe uzun zamandır yazamıyordum terkedilmiş günlükler arasına girmek üzereydi neredeyse. Artık elimden geldiğince bişeyler yazmaya çalışırım.

Burn-E

Wall-E filmi içinde sadece 1 karede görünüyor bu robot.  Wall-e ve Eva gemi dışında çocuklar gibi şen şakrak şekilde oynadıkları sahne var o sahnenin sonunda ikisi geminin içine giriyorlar bir kapıdan, girdikleri kapının hemen yanında kaynak işiyle uğraşan bir robot var, wall-e ve eva içeri girince kapı kapanıyor bizim burn-e dışarda kalıyor.  Wall-E içindeki rolü bukadar burn-e’nin. Heralde yapımcılar burn-e’yi sevdi ona kısa film yaptılar. :)

Kısa filmde burn-e’nin dışardaki lambayla verdiği şavaşı anlatıyor. 7 dakika yapmışlar süper manyak komik olmuş.

Tavsiyeyle HD720p versiyonunu indirdim filmin öyle izleyince bambaşka bir keyif alıyorsunuz izlerken.

Devamını Oku… ‘Burn-E’

Firefox : Zaman Aşımı Problemi

İnternet bağlantınız kötüyse ve firefox kullanıyorsanız bazı sitelere giremiyorsunuz. Sayfa tıkladığınız bağa yönlenmiyor bir önceki sayfada kalıyor. Ne yaparsanız yapın kurtuluşu yok. İşiniz acilse iexplore’den halledebiliyorsunuz ama sürekli bu şekilde kullanmak sıkıyor adamı. kaç gündür admin panele firefoxtan giremiyordum. sonra firefox’un ayar paneline daldım, kurcaladım. halloldu sorun.

Neden böyle oluyor peki. iexplore’de açılan sayfa firefox’ta açılmıyor. nedeni şöyle; bir siteye girmek istediğinizde önce sizin bilgisayarınızdan sunucuya istek yollanır ordan cevap gelir sonra siteye girersiniz. normal şartlarda bu işlem çok kısa sürer ama bağlantınız çok kötü olduğunda uzarda uzar en sonunda zaman aşımı olur siteyle bağınız kesilir. tekrar girmeye çalışırsınız gene olmaz. Firefox’ta bu zaman aşımı süresi 5000ms’dir aslında bu süre fazlasıyla uzun böyle bir işlem için.  Ama internet bu belli olmaz yavaşta olur hızlıda.

Nasıl Çözülür bu problem;

Firefox’u açıp adres çubuğuna “about:config” yazıyorsunuz.

Çıkan ekranda sözünüzü veriyorsunuz. “Söz veriyorum, dikkatli olacağım” butonu.

Süzgeç Kısmına: accessibility.typeaheadfind.timeout yazınca listede birtek o kalıyor ona çift tıklayıp değeri büyük bir rakam giriyosunuz milisaniye cinsinden ben 50000 yaptım. artık sorun kalmadı.

hadi iyi firefoxlar, hızlı internetler.

Kiwi!

Geçen sene bir arkadaş izlettirmişti bu kısa filmi bana. Dün Wall-e yi izlerken geldi aklıma  bende yazayım dedim. :)   İzlediğim en güzel animasyon kısa filmdir kendisi. Pixar yapımıdır.

Kiwi Yeni Zelenda’da yaşayan uçamayan bir kuştur. Bu kısa 3 dakikalı vidyo kuşu konu almış.

Vidyoyu izledikten sonra önce yutkunup sonra ekrana boş boş bakmanız olası. insanı düşünmeye sevk ediyor.  İlk izlediğimde anlamamıştım. Ee noldu şimdi gibi bir düşünce oluşmuştu üstümde sonra üstüne bir kaç defa daha izledim  anlatılmak isteni anladıktan sonra “vay be” dedim ister istemez :) .

Kısa filmin hikayesi şu şekilde özetlenebilir; uçamayan bir kuşun uçma hayaliyle yaşaması, o hayal için elinden geleni yapması ve o hayal uğruna ölmesi..

çok uzatmayayım izleyin..


Kiwi!

Erufen rîto “Elfen Lied”

Orjinali: Erufen rîto İngilizcesi:Elfen Lied. 13 bölümlük bir anime serisidir. Karakterlerin çizimi bakımından standart bir animedir. Büyük gözler, uzun bacaklar, kızların hepsi güzel, erkeklerin hepsi yakışıklı özene bezene çizilmiş kişilikler. Görsellik açısından bu animenin artısı renklerin çok iyi kullanılmış olması. Genelinde canlı renkleri kullanmış yönetmen, bunların uyumuda fazlasıyla iyi. Bölümler çok uzun değil dolayısıyla sıkıcı değil giriş-çıkış bölümlerini çıkarırsak bölüm başı 17-18 dakika civarı.

Dizi konusu itibariyle aşırı derecede acıklı bizim küçük Emrah filmleri kadar diyebiliriz hatta. :) İç dağlayan bir hikayesi var. Hem fantastik öğeler var hem acıklı hem özgün..5-10 sene sonra büyük ihtimalle hollywood sineması bu seriyi beyazperdeye aktaracaktır.  Dizinin hikayesini aşırı seviyede özetlersek; öldürmeye meyilli, tehlikeli, insanlığı yok etmek niyetinde olan Lucy isimli insansı varlık ama kendisi bir “Diclonius”tur orjinaldir en tehlikelisidir fakat iki kişiliklidir.  Bunun öldürülmesi gerekir başka diclonius devreye girer aralarında bir bağ oluşur. Lucy çocukken aşık olduğu insanı görür onu hala sever… hikaye özetin özeti olarak buna yakın bişeydir :)

Dizi aşırı derecede kanlı, kopan  kafalar, kollar, bacaklar vb. uzuvlar. Çıplaklık konusunda bir kısıtlama getirilmemiş her an tamamen çıplak bir beden görmeniz olası :) bu sebeplerden ötürü dizi 16 yaş hatta 18 yaş üstü için uygundur. Buradan anlaşılacağı gibi animeler çocuklar için değildir hatta bir çoğu çocuklar için uygun değildir.  Dizi için son dönemin en iyi animesi diyebiliriz. Hikaye biraz yüzeysel kalmış daha çeşitlendirilseydi biraz daha uzatılsaydı gelmiş geçmiş en iyi anime serileri arasına kesinlikle girerdi. Bende 10 üzerinden 8 verdim gitti.

Devamını Oku… ‘Erufen rîto “Elfen Lied”’